Nuri Demirağ'ın Vizyonerliği

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yıl: 1931

1931 yılında Asya'yı Avrupa'ya bağlayacak Boğaz Köprüsü projesinin etütlerine başladı. 1934 yılında Amerikanın en büyük çelik şirketi "Bethlehem Steel Company" ile anlaşarak üstünden tren yoluda geçen projesini tamamladı. Projeyi Salih Bozok, Atatürk'e götürdü. Atatürk projeyi çok beğendi, hükümete yolladı.. Dönemin Bayındırlık bakanı Ali Çetinkaya "Köprü Boğazın güzelliğini bozar" diye projeyi reddetti. Demirağ "yap - işlet - devret" modeli ile sunduğu köprü projesinin reddi üzerine Bayındırlık Bakanlığı çıkışında "İstanbul buna muhtaçtır, ben yapmazsam çoçuklarıma bırakırım" dedi

Yıl: 1973 İlk Boğaz Köprüsü Japon Mühendisler tarafından yapıldı. Bugun hala üstünden tren yolu geçen bir boğaz köprüsüne sahip değiliz. "Yap- İşlet-Devret" modelide Turk ticaret hayatına 1980 yılından sonra girmiştir.

Yıl: 1954

Nuri Demirağ 1954 yılında şunları demişti: “Avrupa Birliğini kurmak isteyen ünlü siyaset adamı Henry Spaak’ın ortaya attığı “Müttehit Avrupa” fikri bir gün mutlaka tahakkuk edecektir, çünkü artık bu kıt’a ikide bir işgal edilmekten, yıkılıp yakılmaktan bıkmıştır. Ya birleşip büyük ve ebedi bir kuvvet halinde yaşıyacak veya her an bir dev devletin yeni bir işgaline maruz kalacaktır.”

“Mademki ileride bizim de tarihin bu zorlamasına boyun eğmemiz icabedecektir, o halde bu işin çarelerini erkenden aramalı ve kaybedilecek zamanı kazanmalıyız. Türkiye ancak İslam dünyası ile birleşebilir. Bizi NATO’ya bile bin zorla kabul ettiklerini biliyrouz. Yarın herhangi bir Avrupa Birliğine katılabilmemiz için din, an’ane ve kültürümüz, hatta ve hatta tarihimiz bile bize yardım edemez. Bu itibarle bizim için tek kurtuluş çaresi İslam ve Şark Birliğini kurmaktır. Hem de bu işin öncüsü sıfatını taşımak bizim için hem mümkün hem de kolaydır.”

Yıl:1992 Maastrict Anlaşmasıyla "Müttehit Avrupa" - "Avrupa Birliği" kurulmuştur. 2006 yılında Türkiye - AB ilişkileri 50 sene önceki Nuri Demirağ açıklamalarını hatırlatmaktadır.
Yıl: 1944 Saatte 325 KM yapabilen, 1000 KM mesefaye kadar gidebilen,, 5000 fit'e kadar çıkabilen tamamen yerli yapım Nu.D 38 yaptı. Yıl: 1970 İkinci Dünya Savaşında kullanılan Dakotalar (D.C) ancak 3500 fite kadar yükselebilirken, 1970 yılında Türkiye'nin aldığı F-27'ler 6000 fit'e kadar yükseliyordu. Bu da 1944 yılında Nu.D 38'in dünya standartlarının üstünde bir uçak olduğunun göstergesidir.
Yıl: 1949 MKP parti programında devletçiliğin tamamen terkedilip liberal ekonomik politikalar üretilmesi, ve paraya değer kazandırılarak enflasyonist politikalardan kaçınılması gerektiğini yazmıştır Yıl:1980 Türkiye ancak 1980 sonrası liberalizme geçebilmiş ve 2000'li yılların ortasına kadar enflasyonla büyük mücadale vermiştir
Yıl:1944 Sivas şehir ve köy planlarını hazırlarken (Sivas'a elektrik sağlamak için) Keban Barajı projesini çizmiş ve Keban Barajı yapılmasını teklif etmiştir. Yıl:1966 1966 yılında Keban Barajının yapılması meclis gündemine alındı.
Yıl:1936

"Avrupa'dan, Amerika'dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılıktan ibarettir. Demode tipler için lisans verilmektedir. Yeni icat edilenler ise bir sır gibi, büyük bir kıskançlıkla saklanmaktadır. Binaenaleyh kopyacılıkla devam edilirse, demode şeylerle beyhude yere vakit geçirilecektir. Şu halde Avrupa ve Amerika'nın son sistem teyyarelerine mukabil, yepyeni bir Türk tipi vücuda getirilmelidir. "

diyerek Milli Sanayinin ülkeyi kalkındıracağını belirtmiştir. Montaj sanayiine karşı durmuştur. 1965'lere kadar Türk iktisat kitaplarının bir kısmında yerli araştırıma ile yapılan milli sanayileşme "Nuri Demirağ Modeli" olarak geçmiştir. 1965 yılından sonra AR-GE kavramı Türk diline yerleşmiştir.
Yıl:1995 Türkiye montaj sanayii ile 1995'lere kadar gelmiş, uluslararası rekabette fiyat avantajı Türkiye'nin azalmaya başlamasıyla, montaj sanayiinin ülkeyi kalkındıramıyacağını anlayıp yerli ARGE çalışmalarına başlamıştır.
Yıl: 1945 Çok partili rejimdeki ilk muhalefet partisi olan Milli Kalkınma Partisi'ni kurarak Türkiye'yi çok partili rejime taşıdı. İlk MKP mitingindeki sloganı "Türkiye tek parti ile yönetilemezdi!" idi. Yıl:2007 Türkiye yaşadığı darbelerle ve 1982 anayasasınında etkisiyle hala demokrasisini tam oturtabilmiş değil.
Yıl:1943

Nuri Demirağ, “Demir madeni, zengindi. Fakat kasabaya büyük bir menfaat temin edecek vaziyette değildi. Çünkü maden cevherleri orada işlemiyordu. Başka yerlere naklediyordu. Böylece, o madende çalışanların faaliyetleri sadece hamallığa inhisar ediyordu.

Halbuki; kasabanın civarında, kömür madenleri vardı. Bunların topraktan çıkarılıp demir madeninin bulunduğu yerlere nakledilmesi pek kolaydı. " diyerek

Madencilikte değerli madeni çıkartmaktan çok o madenin işlenmesinin esasen Türk ekonomisine katkı sağlıyacağını belirtti.Ve bunun üzerine Karabük Demir-Çelik, İzmit Selüloz fabrikalarını kurdu.

Yıl:2006 Türkiye hala kendi madenlerini işlemekten çok Nuri Demirağ'ın tabiriyle "hamallık" yaparak madenleri çıkartıp, üçüncü ülkelere satarak orada işlenmesini sağlıyor, böylelikle madencilik Türk ekonomisine çok büyük bir katkı sağlamıyor.
Yıl:1922 1922'de ilk Türk sigara kağıdını üretti. 1928'de tütün mamulleri üretimi "İnhisarlar İdaresi"'ne geçince - yani Devlet tekeline alınınca-şirketini kapatmak zorunda kaldı. Yıl:2006 Türkiye'de hala yerli sigara üretimi özel sektör tarafından yapılmıyor. TEKEL'İn özelleşmesi söz konusu
Yıl: 1947 İlk şehir ve köy planlarını hazırladı. Bu planlar içinde her şehirde bir havaalanıda vardı. Yıl:2000 Türkiye'de şehirler 2000'li yıllara kadar plansız büyüdü. Bu sebeble 2000'li yıllarda "Kentsel Dönüşüm Projeleri" hazırlandı. 1947'de Nuri Demirağ'ın hayali olan "her şehire bir havaalanı"'da ancak 1990'lı yıllarda gerçekleşti.
Yıl: 1949

Nuri Demirağ MKP parti programında (1949) zorunlu askerliğin kaldırılması, profesyonel orduya geçilmesi, Ordu'da "silahlı teknolojik güce" ve "teknolojik ekipmana", insan gücüne oranla daha fazla odaklanmayı önerdi.

Yıl:2007 -

 

 

 

 

 


©2007 Nuri Demirag.com